Kohut ve narsisizm: Kendini değerli hissetmek nasıl gelişir?
“Narsist” kelimesi günlük hayatta çoğu zaman kendini beğenen, bencil ya da gösterişli insanlar için kullanılır. Psikanaliz ve psikoloji literatüründe ise narsisizm daha geniş ve daha ilginç bir konudur: bir insanın kendi değerini nasıl hissettiği ve bu hissi nasıl ayakta tuttuğu. Bu alanda en çok adı geçen isimlerden biri, Viyana doğumlu ve Chicago’da çalışmış psikanalist Heinz Kohut’tur.
Adın hikâyesi
Narsisizm adını, Yunan mitolojisinde kendi yansımasına âşık olan Narkissos’tan alır. Freud bu kavramı, insanın kendine yönelen sevgisini ve ilgisini anlatmak için kullanmıştı. Kohut ise konuyu başka bir yerden ele aldı.
Kohut’un temel fikri: Kendini değerli hissetmek bir ihtiyaçtır
Kohut’a göre kendini değerli hissetme ihtiyacı kötü ya da “fazla” bir şey değildir; herkesin sağlıklı gelişimi için gereklidir. Çocuk bu duyguyu kendi başına üretemez. Çevresindeki insanlardan, özellikle bakım verenlerinden alır. Kohut, bu işlevi gören insanlara “kendilik nesnesi” adını verdi. Üç temel ihtiyaçtan söz etti:
Aynalanma: Çocuk ilk kez bisiklete bindiğinde ebeveyninin gözlerindeki parıltıyı görmesi gibi, “Seni görüyorum, yaptığın şey önemli” mesajını alması. Bu mesaj çocuğa kendi değerini hissettirir.
İdealize edebileceği bir figür: Çocuğun “Annem ya da babam her şeyi halleder” diyerek yaslanabileceği, kendini güvende ve sakin hissettiren güçlü bir figürün olması.
İkizlik: “Ben de onlar gibiyim, bir yere aitim” duygusu. Yani benzer olduğunu hissedebileceği biri.
Bu ihtiyaçlar yeterince karşılanmazsa ne olur?
Kohut’a göre bu ihtiyaçlar çocuklukta sürekli ve yoğun biçimde karşılanamadığında kendilik duygusu kırılgan kalabilir. Yetişkinlikte bu; sürekli onay ve hayranlık arayışı, eleştirildiğinde aşırı öfke ya da çöküş, kendini bir gün olağanüstü, ertesi gün değersiz hissetme ya da içte süren bir boşluk duygusu olarak yaşanabilir.
Kohut’a göre dışarıdan büyüklenme gibi görünen davranış çoğu zaman kırılgan bir iç dünyayı korumaya çalışan bir kabuktur. Bu bakış, “narsist” kişiye yalnızca kötü niyetli biri olarak bakmak yerine onu anlamaya davet eder.
Terapide ne olur?
Kohut, terapinin temel aracının empati olduğunu savundu. Terapist kişiyi onun gözünden anlamaya çalışır; hemen yargılamaz, düzeltmeye girişmez. Terapistin zaman zaman kişiyi tam anlayamaması kaçınılmazdır. Kohut, bunun küçük ve katlanılabilir düzeyde kalmasını “en uygun hayal kırıklığı” olarak adlandırdı. Bu küçük hayal kırıklıkları sayesinde kişi, daha önce dışarıdan beklediği işlevleri zamanla kendi içinde taşımayı öğrenir (dönüştürücü içselleştirme).
Tek bir bakış açısı yok
Narsisizme bakış tek değildir. Otto Kernberg gibi bazı kuramcılar narsisizmi daha çok kişinin kendini koruma amaçlı kurduğu savunmacı bir yapı olarak ele alır ve terapide daha yüzleştirici bir tutumu önerir. Bugün alandaki pek çok uzman her iki görüşten de yararlanır.
Önemli bir not
“Narsist” etiketi günlük hayatta çoğu zaman bir hakaret gibi kullanılıyor. Bazı özelliklerin bir kişide görülmesi tanı anlamına gelmez; tanı ancak bir uzmanın ayrıntılı değerlendirmesiyle konabilir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir uzmanla yapılan görüşmenin yerini tutmaz.
Kaynaklar
- Kohut, H. (1971). The Analysis of the Self. International Universities Press.
- Kohut, H. (1977). The Restoration of the Self. International Universities Press.
- Kohut, H. & Wolf, E. S. (1978). The disorders of the self and their treatment: An outline. International Journal of Psycho-Analysis, 59, 413–425.
- Kernberg, O. F. (1975). Borderline Conditions and Pathological Narcissism. Jason Aronson.
İlgili içerikler
Nesne ilişkileri nedir? Geçmiş ilişkilerimiz bugünü nasıl şekillendirir?
“Nesne ilişkileri” ilk duyulduğunda soğuk ve karmaşık bir terim gibi gelir.
EMDR’de BLS işlemleme nasıl olur?
EMDR’yi ilk kez duyan biri genellikle şunu merak eder: “Göz hareketleri ya da dokunmalarla zor bir anı nasıl işleyebilirim?” Bu yazıda EMDR’nin neye…
Ücretsiz ön görüşme için bizimle iletişime geçin
Uzmanlarımız mesajlara ortalama bir saat içinde geri dönüş yapar.