Öteki Terapi

← Tüm yazılar

Nesne ilişkileri nedir? Geçmiş ilişkilerimiz bugünü nasıl şekillendirir?

Kasım 2026

“Nesne ilişkileri” ilk duyulduğunda soğuk ve karmaşık bir terim gibi gelir. Oysa anlattığı şey çok insani: Bugün kendimizi, başkalarını ve ilişkilerin nasıl işlediğini nasıl algıladığımız, büyük ölçüde en erken ilişkilerimizde yaşadıklarımızdan şekillenir. Buradaki “nesne” bir eşya değil, bizim için duygusal olarak önemli olan kişidir; çoğu zaman bakım verenimizdir.

Temel fikir

Bebek ve çocuk, yaşadığı ilişkileri zihninde bir tür iç harita olarak saklar. Bu haritada üç şey birlikte bulunur: “Ben kimim?”, “Karşımdaki kişi nasıl biri?” ve “İkimiz arasında genellikle neler olur?” Yetişkinken yeni biriyle tanıştığımızda, farkında olmadan bu eski haritaya bakarak ilerleriz. Örneğin çocuklukta ilgi görmek için çok çabalaması gerekmiş biri, yetişkin ilişkilerinde de sevilmek için sürekli kendini kanıtlamaya çalışabilir.

Önemli isimler ve fikirleri

Melanie Klein: Bebek için doyuran ve gelen anne ile gelmeyen, bekleten anne başlangıçta iki ayrı kişi gibi yaşanır. Zamanla çocuk, ikisinin aynı kişi olduğunu, yani insanların hem iyi hem de eksik yanları olduğunu kavrar. Klein, iç dünyadaki “iyi” ve “kötü” imgeleri ve bunları birbirinden ayırma eğilimini inceledi.

Ronald Fairbairn: İnsanın temelde haz değil, ilişki aradığını öne sürdü. Ona göre ruhsal sıkıntılar büyük ölçüde ilişkilerdeki aksaklıklardan doğar.

Donald Winnicott: “Yeterince iyi anne” kavramını ortaya koydu. Çocuğun sağlıklı gelişmesi için mükemmel bir bakım gerekmez; güvenilir, ilgili ve zaman zaman hata yapan ama onarabilen bir bakım yeterlidir. Ayrıca çocuğun bakım vereni yanında olmadığında kendini sakinleştirmek için kullandığı oyuncak ayı ya da battaniye gibi “geçiş nesnelerini” tanımladı.

Terapide bu bakış nasıl kullanılır?

Bu yaklaşımda, kişinin ilişkilerindeki tekrar eden örüntülerin terapi ilişkisinde de ortaya çıkabileceği düşünülür. Örneğin hep hayal kırıklığına uğramaktan korkan biri, terapistinin kendisini bırakacağından kaygılanabilir. Buna “aktarım” denir. Terapist ve danışan bu örüntüyü birlikte fark eder, anlamlandırır ve yeni, daha güvenli bir ilişki deneyimi yaşar. Dinamik terapi gibi yaklaşımlar bu fikirlerden beslenir.

Sizin için ne anlama geliyor?

Bu bakış, kendimizi suçlamaktan çok anlamaya davet eder: “Neden hep böyle yapıyorum?” sorusu yerine “Bu tepkiyi bende ne zaman ve neden öğrenmiş olabilirim?” sorusunu sorabiliriz. Tekrarlayan örüntülerinizin farkına vardığınızda, onları değiştirmek de mümkün olur. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir uzmanla yapılan görüşmenin yerini tutmaz.

Kaynaklar

  • Greenberg, J. R. & Mitchell, S. A. (1983). Object Relations in Psychoanalytic Theory. Harvard University Press.
  • Mitchell, S. A. & Black, M. J. (1995). Freud and Beyond. Basic Books.
  • Klein, M. (1946). Notes on some schizoid mechanisms. International Journal of Psycho-Analysis, 27, 99–110.
  • Fairbairn, W. R. D. (1952). Psychoanalytic Studies of the Personality. Routledge & Kegan Paul.
  • Winnicott, D. W. (1953). Transitional objects and transitional phenomena. International Journal of Psycho-Analysis, 34, 89–97.
  • Winnicott, D. W. (1960). The theory of the parent–infant relationship. International Journal of Psycho-Analysis, 41, 585–595.

#NesneİlişkileriKuramı #Psikanaliz #İlişkiler #Çocukluk #RuhSağlığı

İlgili içerikler

Ücretsiz ön görüşme için bizimle iletişime geçin

Uzmanlarımız mesajlara ortalama bir saat içinde geri dönüş yapar.